
Kader ve Gayret
"Çalışıp çabalamak kaza ve kadere karşı gelmek değildir."
Aksine, bizi çalışıp çabalamaya zorlayan da kaderimizdir. İnsan bazen kendini gayreti ve iradesi hususunda kaderden ayrı yahut kadere muhalif gibi görürken, bazen de aşırı kaderci bir tutum sergiler. İşte bu iki uç arasında gelip giden insan, meselenin hakikatinden uzaklaşır. Halbuki bizi sebeplerle beraber vesilelere iten ve vesileler içinden de yeni sebepler doğuran, bizim kader çizgimizdir. İnsandaki tecellileri ortaya çıkaran, kader mefhumunun kendisidir.
Bir ağacın veya tohumun kendi içerisindeki sır, belli sebeplerle açığa çıkar. O tohum filizlenir; filiz büyür, ağaç olur; ağaç da yeniden kendinden bir tohum üretir. Baktığınız takdirde hep içten dışa doğru tecellilerin varlığını seyrederiz. Fakat bu süreçte güneşin, toprağın ve suyun da payı vardır. İnsanın hayattaki hali de tam olarak budur. Rahmaniyet ve Rahimiyet tecellileriyle kader vuku bulur.
Bu yüzden kaderi, insanı sadece dıştan yönlendiren bir unsur olarak görmemek gerekir. Kader; insanı içten ve dıştan kuşatan Yüce Kudret'in, insanın hayatındaki bir yazılımıdır aslında. Ancak bu yazılımın içinde, Rabbimiz tarafından bize "irade" denilen çok özel bir husus da bahşedilmiştir.
Bütün peygamberler ve veliler dahi sorular sorarak yola çıkmışlardır. Arayışla sorulan bütün bu sorular, bu dünyanın duvarlarına vurulan birer balyoz gibidir. Bu zindanın tuğlaları birer birer düştükçe, açılan o küçük delikten içeriye mana âleminin ışığı sızar. Ve o ışık, dışarıda hakiki bir âlemin varlığını insana gösterir.
İnsan, hayatında düştüğü anlam arayışının neticesinde yahut başına gelen olaylar vasıtasıyla kendine bir yol bulur. Kendi zihin dünyasının haricinde bir düşünce âleminden, yaşadığı hayatın ötesinde hakiki bir hayatın varlığından haberdar olur. Bu farkındalık da genel olarak insanı daima mutlu eden, huzura erdiren bir seyirde devam eder.
Dünyevi hayatın ötesinde bir varlık âleminin bulunduğunu, suretin ardındaki hakiki sireti ve manayı keşfetmeye çalışırken, "Bir yol buldum ama çok mutsuzum, keşke böyle bir şeyden haberdar olmasaydım!" diyen bir kimse yoktur. Aksine bu yolculuk, bu sorgulama ve anlam arayışı, onunla meşgul olan herkesi mutlu eder.
İşte duvarlarda açılan o küçücük delikten Allah'ın rahmet ve merhametinin insanın gönlüne tecelli etmesi bile, onun hayatında pek çok şeyi değiştirmeye yeter.
