top of page
Adsız (30 x 60 cm).png

HÂL GELİNCE DİL SUSAR 

​

​

Hâl gelince dil susar, söz kesilir nâ-tüvân, 

Bir nazar kâfi gelir, bin kelâma bî-güman. 

 

Hâl bir sırdır, ehline de söylemek müşkil olur, Gönül ağlar, gözler söyler; dil ise bî-hâl olur. 

 

Bir nefes "Hû" ile yansa dilde binlerce hicâb, 

Bir damla yaş ile açar gönülde bâb üstüne bâb. 

 

Nefs susunca perde kalkar, görünür râh-ı Hudâ, Kul kendinden geçse bir dem, onda kalmaz mâsivâ. 

 

Vecdini arz etme halka, sırrını kılma ayân, 

Hâl ehlinin nişânıdır sînesinde bir nihân. 

 

"Ben bu hâlin ehliyim" deme; düşersin hâlden dûr, 

Hâl Hakk'tan bir emânettir, sahibinden eder nûr. 

​

Bir zaman ağlar gönül, bir zaman güler bî-karâr, Her ne hâl üzre bulunmaz, Hakk ile olur karâr. 

 

Hâl ile yürür erenler, menzilinden sormaz iz, 

Çünkü yol Hakk'a varmaksa, yolcu da O, yol da O'dur biz. 

 

Ey gönül, hâlini gizle; sırrı söylemek ziyân, 

Hâl dediğin Hakk'ın sırrı; söyleyen değil, yaşayan olur ayân. 

 

Aykut Tosun 

02.09.2026 

Tefekkür Denizi İrfan Okulu

© 2026 Copyright Tefekkür Denizi İrfan Okulu


Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler; yazılar, görseller, videolar, ses kayıtları ve diğer tüm dijital materyaller, aksi belirtilmedikçe eser sahibinin izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz, ticari veya kişisel amaçlarla kullanılamaz. İzinsiz kullanım, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hukuki ve cezai sorumluluk doğurur. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page