top of page
Adsız (30 x 60 cm).png

BİR MÜMİNİ YÜKSELTEN EN BÜYÜK AHLAK: AFFETMEK

İnsan güçlü olduğu zaman affedebiliyorsa, işte o zaman gerçekten güçlüdür.

İntikam almak nefsin hoşuna gider; affetmek ise kalbin olgunluğunu gösterir.

Bugün insanlar en küçük bir söz yüzünden yıllarca küsebiliyor. Oysa Kur’ân-ı Kerîm, mümini öfkesine esir olan değil; öfkesini terbiye eden insan olarak tarif eder.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Onlar bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik yapanları sever.”
(Âl-i İmrân, 3/134)

Dikkat edelim…

Allah Teâlâ sadece “öfkenizi bastırın” demiyor.

Bunun ardından bir adım daha istiyor:

“İnsanları affedin.”

Çünkü bastırılan öfke, zamanla tekrar ortaya çıkabilir. Affedilen öfke ise kalbi özgürleştirir. Affedeni Allah Affeder.

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Sadaka vermek malı eksiltmez. Allah, affeden kulun ancak izzetini artırır. Kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yükseltir.”
(Sahih-i Müslim, Birr ve Sıla, 69)

Ne muhteşem bir müjde…

Nefis bize şöyle der:

“Affedersen küçülürsün.”

Resûlullah ﷺ ise şöyle buyuruyor:

“Affedersen Allah seni yükseltir.”

İnsanların ölçüsü başka, Allah’ın ölçüsü başkadır.

Ebû Bekir es-Sıddîk, kızı Hz. Âişe’ye atılan büyük iftirada akrabası olan Mıstah da iftirayı yayanların arasına katılmıştı.

Hz. Ebû Bekir, yıllardır maddî yardım ettiği bu kişiye artık yardım etmeyeceğine yemin etti.

Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi:

“İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabalara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeyeceklerine yemin etmesinler. Affetsinler, bağışlasınlar. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Nûr, 24/22)

Bu ayeti duyan Hz. Ebû Bekir gözyaşları içinde şöyle dedi:

“Evet! Vallahi Allah’ın beni bağışlamasını isterim.”

Sonra yardımını yeniden başlattı.

İşte Kur’an terbiyesi budur.

Kalp kırılmış olsa bile, Allah’ın rızâsı her şeyin önüne geçer.

Tasavvuf büyükleri derler ki:

“Affedemediğin kişi, kalbinde taşıdığın yüktür.”

Kin, karşı tarafa değil; önce sahibine zarar verir.

Kalp, kinle doluysa zikirden lezzet alamaz.

Çünkü aynı kalpte hem öfkeyi hem de muhabbeti uzun süre taşımak zordur.

Affetmek, yapılan yanlışı doğru görmek değildir.

Affetmek, meseleyi Allah’a havale ederek kalbi yükten kurtarmaktır.

Bugün kalbimde taşıdığım bir kırgınlık var mı?

Affetmem gereken biri var mı?

Belki de Allah’ın bana açacağı rahmet kapısı, affedeceğim bir kulun arkasındadır.

Allah’ım…

Kalbimizi kin, nefret ve intikam duygusundan arındır.

Bize affetmenin güzelliğini nasip eyle.

Bizi affedenlerden eyle ki Sen de bizi affedenlerden olasın.

Kalplerimizi merhametle, dilimizi hikmetle, gönüllerimizi muhabbetle doldur.

Bizi Resûlullah ﷺ’in ahlâkıyla ahlâklanan kullarından eyle.

Âmin.

Aykut TOSUN / 31.07.2026


Kaynaklar

 

  • Kur’ân-ı Kerîm: Âl-i İmrân 3/134.

  • Kur’ân-ı Kerîm: Nûr 24/22.

  • Sahih-i Müslim, Birr ve Sıla, 69.

  • Olayın tafsilatı: Sahih-i Buhârî, Şehâdât ve Meğâzî bölümlerindeki İfk Hadisi; Sahih-i Müslim, Tevbe bölümü.

Tefekkür Denizi İrfan Okulu

© 2026 Copyright Tefekkür Denizi İrfan Okulu


Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler; yazılar, görseller, videolar, ses kayıtları ve diğer tüm dijital materyaller, aksi belirtilmedikçe eser sahibinin izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz, ticari veya kişisel amaçlarla kullanılamaz. İzinsiz kullanım, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hukuki ve cezai sorumluluk doğurur. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page