
SIR SÖZ İLE ÖLÜR
Sır dediğin her lisâna açılmaz bir derûn imiş,
Sînesinde saklayanla Hakk arasında bir nûr imiş.
Söze döksen eksilir, sükût etsen çoğalır,
Bir gönülde saklı sır, bin kitaptan sual alır.
Her kula söylenmez sırrın, ehli gerek, yâr gerek,
Bir bakışla anlaşılır, sözden evvel hâl gerek.
Nefs "Ben bildim" dediğinde sır perdeden ayrılır,
Kul "Bilmem" deyip susunca nice kapılar açılır.
Sırrı arama semâda, uzaklarda sanma Hakk'ı,
Bir nefeslik iç âlemde bulursun bütün ufku.
Gönül bir mahzen-i esrâr, anahtarı aşk imiş,
Kapısını çalan anlar: Arayan dahi O imiş.
Bir damla yaşta gizlidir nice deryâ-yı nihân,
Bir “Hû”nun sükûtunda nice binlerce beyân.
Sırrı söylemek marifet değil, sırrı taşımaktır hüner,
Emaneti koruyan kul, kendi benliğinden geçer.
Sırrı halka açma gönül, zîrâ sır söz ile ölür,
Hakk'ın sana açtığı sır, sustukça sende dirilir.
Aykut TOSUN / 13.09.2026
