top of page
Adsız (30 x 60 cm).png

Sadâkat Andı

Bu yol güle benzemez, dikenle sınar seni,
Her adımda kırar nefsin gizli saltanatını, kalpteki ben’i...
Gecesi uzun olur,  yıldızı düşer karanlığın içine,
Sabahı sabır doğurur; bekler sadık olan seni.

 

Bu yol alkış kaldırmaz, susarak yürür eren,
Söz değil hâl konuşur, ateşten geçer başı veren.
Kapılar yüzüne kapanır, dost bile susar bazen...
Sadâkat diz çöktürür; eğilir kibirlenen.

 

Çile, bu yolun ekmeği; gözyaşı tuzu olur,
Her kayıp bir soyunmadır, kalp kendini bulur.
Dünya bir gölge gibi geçer omzunun üzerinden
Sadık olan ardına bakmaz, yürür ve yol olur.

 

Nice heves gelir kapıya, ilk rüzgârda savrulur...
Nice yemin dillerde yanar, imtihanda kavrulur.
Bu meydan yarım sevdayı bir adım taşımaz,
Ya bütünüyle verirsin canı, ya gönlün yorulur...

 

Ey gönül, eğer gireceksen bu ateşli meydâna,
Gayreti kuşan! Yüz sür hakikat eşiğinden yana.
Dönmek kolaydır elbet; zor olan sabırla kalmak,
Sadâkat mühürdür kalpte, kor, ateşten yana yana...

 

Biz dedik: “Can da Senin, yol da Senin ey Yâr,”
Kahrın da lütuf bize, çilende var bahâr.
Düşsek de kalkarız yine aynı and ile,
Ölsek de dönmeyiz; sözümüz var, ahdimiz var.

 

 

Aykut TOSUN 
(Fakir)

Tefekkür Denizi İrfan Okulu

© 2026 Copyright Tefekkür Denizi İrfan Okulu


Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler; yazılar, görseller, videolar, ses kayıtları ve diğer tüm dijital materyaller, aksi belirtilmedikçe eser sahibinin izni olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz, ticari veya kişisel amaçlarla kullanılamaz. İzinsiz kullanım, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hukuki ve cezai sorumluluk doğurur. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page